İçeriğe geç

Türkçe karakter kullanmasanız da sonuçlar bulunur (ör. "sac ekimi").

Sağlık Hizmetlerine Erişim Uzmanlık Alanları

Onkoloji Nedir? Uzmanlık Alanları ve Hastane Organizasyonu

Onkoloji, kanserlerin tanı, tedavi ve takip süreçlerinde farklı uzmanlık alanlarını bir araya getirir. Tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, cerrahi branşlar, patoloji ve görüntüleme birimleri hastanın durumuna göre birlikte çalışabilir.

Sağlık Endeksi Editör Ekibi Güncelleme: 8 dk okuma

Onkoloji Nedir? Uzmanlık Alanları ve Hastane Organizasyonu
Bu yazıda
  1. Onkoloji hangi hastalıklarla ilgilenir?
  2. Onkolojinin başlıca uzmanlık alanları nelerdir?
  3. Tedavi yöntemleri hangi birimde yürütülür?
  4. Onkoloji randevusuna hangi bilgilerle gidilir?
  5. Onkoloji hastanesinde tanı ve tedavi nasıl organize edilir?
  6. Patoloji ve görüntüleme neden onkolojinin merkezindedir?
  7. Hangi onkoloji bölümüne randevu alınmalı?
  8. Onkoloji takibinde neden birden fazla uzman görülür?

Onkoloji, kanserlerin tanı, evreleme, tedavi ve takip süreçleriyle ilgilenen tıp alanlarının genel adıdır. Tek bir bölümden ibaret değildir. Kanserin türüne, bulunduğu organa, yayılım durumuna ve planlanan tedaviye göre tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, ilgili cerrahi branşlar, patoloji, radyoloji ve nükleer tıp gibi farklı disiplinler birlikte çalışabilir. Bu nedenle bir hastanede “onkoloji” ifadesi bazen tek bir polikliniği, bazen de birden fazla kliniğin oluşturduğu tanı ve tedavi organizasyonunu anlatır.

“Onkoloji nedir hangi hastalıklara bakar?” sorusunun kısa yanıtı şudur: Onkoloji esas olarak kötü huylu tümörler yani kanserlerle ilgilenir. Ancak her kanser hastasının tüm işlemleri aynı onkoloji biriminde yapılmaz. Örneğin ilaç tedavisi tıbbi onkolojide, radyoterapi radyasyon onkolojisinde, ameliyat ise tümörün bulunduğu organa göre ilgili cerrahi alanda planlanabilir.

Onkoloji hangi hastalıklarla ilgilenir?

Onkoloji; meme, akciğer, kolon ve rektum, mide, pankreas, karaciğer, prostat, böbrek, mesane, yumurtalık, rahim, baş ve boyun, beyin, kemik, yumuşak doku ve diğer organlardan kaynaklanan kanserlerin değerlendirilmesinde rol alır. Kan ve lenf sistemi kanserleri ise çoğu hastanede hematoloji veya çocuk hematolojisi ve onkolojisi gibi ayrı uzmanlık alanlarının kapsamına girebilir.

Onkolojik değerlendirme yalnızca “kanser var mı?” sorusuna cevap vermez. Patolojik tanının doğrulanması, hastalığın hangi organdan başladığının belirlenmesi, yayılımın araştırılması, tedavi hedefinin saptanması ve farklı seçeneklerin hangi sırayla uygulanacağının kararlaştırılması da sürecin parçalarıdır. Bu nedenle patoloji raporu, görüntüleme sonuçları, ameliyat notları ve önceki tedavi kayıtları birçok hastada birlikte değerlendirilir.

Onkolojinin başlıca uzmanlık alanları nelerdir?

Türkiye’de onkoloji hizmetleri birkaç farklı uzmanlık alanına ayrılır. Tıpta Uzmanlık Kurulu müfredatlarında tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, cerrahi onkoloji, jinekolojik onkoloji cerrahisi ve çocuk hematolojisi ve onkolojisi gibi alanlar ayrı başlıklarla yer alır. Hastanedeki gerçek organizasyon ise kurumun kadrosuna, altyapısına ve hizmet düzeyine göre değişebilir.

Tıbbi onkoloji

Tıbbi onkoloji, erişkin kanserlerinde ilaçla yapılan sistemik tedavilerin planlanması ve hastanın bu tedaviler sırasında izlenmesiyle ilgilenir. Sistemik tedavi, ilacın yalnızca tek bir bölgeye değil vücudun genelinde etkili olmasını amaçlayan tedavi yaklaşımıdır. Kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve bazı hormonal tedaviler bu kapsamda değerlendirilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu kanserin türüne, biyolojik özelliklerine, evresine, hastanın genel durumuna ve daha önce aldığı tedavilere göre değişir.

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi tıbbi onkoloji hizmetini tanı, takip ve tedavinin dahili branşlar, cerrahi branşlar, radyoloji, radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp ile birlikte planlandığı multidisipliner bir yapı olarak tanımlar. Bu yaklaşım, tıbbi onkoloğun yalnızca ilaç yazan hekim olmadığı; tedavinin zamanlamasını, yan etkileri, yanıtı ve sonraki adımları diğer branşlarla birlikte değerlendirdiği anlamına gelir.

Radyasyon onkolojisi

Radyasyon onkolojisi, iyonlaştırıcı radyasyon kullanılarak yapılan radyoterapiyi planlayan ve uygulayan uzmanlık alanıdır. Radyoterapi bazı kanserlerde temel tedavi olabilir, bazı durumlarda cerrahi öncesi veya sonrasında uygulanabilir, bazı hastalarda ise ağrı, kanama ya da bası gibi yakınmaları azaltmak için kullanılabilir. Tedavi planı yalnızca tümörün yerine göre değil, çevredeki sağlıklı dokuların korunması gereğine göre de hazırlanır.

Radyasyon onkolojisi biriminde radyasyon onkoloğunun yanında sağlık fizikçileri, radyoterapi teknikerleri ve hemşireler gibi farklı meslek grupları görev alabilir. Bu ekip yapısı, görüntüleme ve doz planlamasından cihaz uygulamasına ve tedavi sırasındaki klinik izleme kadar birbirinden farklı işlerin güvenli biçimde yürütülmesini sağlar.

Bir hastanenin onkoloji katında tıbbi onkolog radyasyon onkoloğu cerrah ve hemşirenin hasta dosyası ile görüntülemeleri birlikte değerlendirdiği sade toplantı odası

Cerrahi onkoloji ve organ cerrahileri

Kanser cerrahisi tek bir ameliyat türü değildir. Tümörün bulunduğu organa göre genel cerrahi, göğüs cerrahisi, üroloji, beyin ve sinir cerrahisi, kulak burun boğaz, ortopedi, kadın hastalıkları ve doğum gibi farklı cerrahi alanlar devreye girebilir. Bazı merkezlerde cerrahi onkoloji veya jinekolojik onkoloji cerrahisi gibi daha özelleşmiş birimler de bulunur.

Cerrahi kararında yalnızca tümörün çıkarılabilir olup olmadığı değerlendirilmez. Ameliyatın ne zaman yapılacağı, önce ilaç veya radyoterapi gerekip gerekmediği, organ koruyucu yaklaşımın mümkün olup olmadığı ve ameliyat sonrası ek tedavi ihtimali de önemlidir. Bu nedenle cerrahi planın diğer onkoloji disiplinlerinden bağımsız düşünülmesi uygun değildir.

Çocukluk çağı onkolojisi

Çocuklarda görülen kanserlerin tanı ve tedavisi erişkinlerden farklı bir organizasyon gerektirir. Türkiye’de çocukluk çağı kanserleri çocuk hematolojisi ve onkolojisi kapsamında değerlendirilir. Lösemiler, lenfomalar ve çocukluk çağında görülen solid tümörler bu ekiplerin çalışma alanına girebilir. Tedavi planları çocuğun yaşı, büyüme ve gelişme durumu, hastalığın biyolojisi ve uzun dönem etkiler dikkate alınarak hazırlanır.

Tedavi yöntemleri hangi birimde yürütülür?

Onkolojide tedavi yöntemlerini “lokal” ve “sistemik” olarak ayırmak hastane organizasyonunu anlamayı kolaylaştırır. Cerrahi ve radyoterapi esas olarak belirli bir tümör bölgesine yönelir. Sistemik tedaviler ise ilaçların dolaşım yoluyla vücudun farklı bölgelerine ulaşmasını amaçlar. Ancak bu ayrım, yöntemlerin birbirinden bağımsız olduğu anlamına gelmez. Aynı hastada farklı dönemlerde birden fazla yaklaşım kullanılabilir.

  • Cerrahi: Tümörün çıkarılması veya tanı amacıyla doku alınması için ilgili cerrahi branş tarafından yürütülür.
  • Radyoterapi: Radyasyon onkolojisi tarafından planlanır ve radyoterapi ekibi tarafından uygulanır.
  • Sistemik ilaç tedavileri: Erişkin solid tümörlerinde çoğunlukla tıbbi onkoloji tarafından planlanır. Kemoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve bazı hormonal tedaviler bu gruba girebilir.
  • Destek tedavileri: Ağrı, bulantı, beslenme güçlüğü, enfeksiyon riski veya psikososyal ihtiyaçlar için ilgili destek birimleri devreye girebilir.

Bir tedavinin önce veya sonra verilmesi, hastalığın evresine ve tedavi amacına göre değişir. Örneğin bazı tümörlerde ameliyat öncesinde tümörü küçültmek için sistemik tedavi veya radyoterapi planlanabilir. Bazılarında ise cerrahi ilk basamaktır ve ameliyat sonrası patoloji sonucuna göre ek tedavi gerekip gerekmediği değerlendirilir. Bu sıra her kanser türü için aynı değildir.

Onkoloji randevusuna hangi bilgilerle gidilir?

İlk değerlendirmede eksik kayıtlar tedavi kararını geciktirebilir. Bu nedenle hastanın elindeki mevcut tıbbi belgeleri düzenli biçimde yanında bulundurması yararlıdır. Özellikle patoloji raporu, varsa ameliyat raporu ve epikriz, son laboratuvar sonuçları, görüntüleme raporları ve önceki tedavilere ilişkin kayıtlar klinik değerlendirmeyi kolaylaştırır. Görüntülerin dijital kopyaları da yeniden inceleme gerekirse önem kazanabilir.

Daha önce başka bir merkezde tedavi alınmışsa kullanılan ilaçların adları, uygulama tarihleri, radyoterapi özeti ve önemli yan etkiler de yeni ekibin kararını etkileyebilir. Hastanın düzenli kullandığı diğer ilaçlar ve bilinen ek hastalıkları da paylaşılmalıdır. Bu hazırlık, hekimin mevcut durumu daha hızlı anlamasına yardımcı olur ancak hangi belgenin mutlaka gerekli olduğu başvuru nedenine ve kuruma göre değişebilir.

Onkoloji hastanesinde tanı ve tedavi nasıl organize edilir?

Onkoloji hizmeti güçlü olan bir hastanede süreç tek koridorda yürümek zorunda değildir. Hasta farklı günlerde patoloji, radyoloji, cerrahi, tıbbi onkoloji veya radyasyon onkolojisi birimlerine başvurabilir. Önemli olan, bu parçaların ortak bir klinik plan içinde birleştirilmesidir. Özellikle karmaşık vakalarda multidisipliner tümör konseyi bu koordinasyonun merkezi olabilir.

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi tarafından tanımlanan onkoloji konseylerinde klinik bulgular, radyolojik görüntülemeler ve patolojik veriler farklı branş uzmanları tarafından birlikte değerlendirilir. Böylece cerrahi, sistemik tedavi, radyoterapi ve diğer seçeneklerin sırası tek bir branşın bakışına bağlı kalmadan tartışılabilir.

Poliklinik ve ilk değerlendirme

İlk onkoloji görüşmesinde hekimin temel amacı mevcut tanıyı, hastalığın yayılımını ve daha önce yapılan işlemleri doğru biçimde anlamaktır. Bu nedenle patoloji raporu, ameliyat raporu, epikriz, laboratuvar sonuçları ve görüntüleme raporları önemli olabilir. Görüntülerin yalnızca yazılı raporu değil, gerektiğinde görüntülerin kendisi de yeniden incelenebilir.

Kanser şüphesi olan fakat henüz kesin tanı almamış herkes doğrudan tıbbi onkolojiye yönlendirilmez. Başlangıç noktası bulgunun yerine göre göğüs hastalıkları, genel cerrahi, gastroenteroloji, kadın hastalıkları ve doğum, üroloji veya başka bir branş olabilir. Kesin tanı çoğu solid tümörde doku örneğinin patolojik incelenmesiyle netleşir. Bu ayrım, gereksiz yere yanlış polikliniğe başvurmayı önleyebilir.

Gündüz tedavi ünitesi

Birçok sistemik tedavi yatış gerektirmeden gündüz tedavi veya kemoterapi ünitesinde uygulanabilir. Hasta önce klinik değerlendirmeden geçer, gerekli laboratuvar sonuçları ve tedavi uygunluğu kontrol edilir, ardından reçetelenen ilaçlar belirlenen protokole göre hazırlanıp uygulanır. Her ilaç “kemoterapi” değildir. Hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler ve hormonal tedaviler de onkoloji tedavisinin parçası olabilir ve uygulama şekilleri birbirinden farklıdır.

Gündüz tedavi ünitesi yalnızca ilaç verilen fiziksel bir alan değildir. Tedavi öncesi uygunluk kontrolü, damar yolu veya port yönetimi, olası infüzyon reaksiyonlarının izlenmesi, yan etki eğitimi ve tedavi sonrası planlama gibi işler de bu organizasyonun parçasıdır. Bazı hastalar ise hastalığın veya tedavinin gerektirdiği durumlarda yataklı serviste izlenebilir.

Radyoterapi merkezi

Radyoterapi, genellikle muayene ve tedavi kararının ardından planlama aşamasıyla başlar. Tümörün ve korunması gereken organların konumu görüntüleme üzerinden belirlenir, uygulanacak doz ve tedavi alanları hesaplanır. Bu nedenle radyoterapi merkezinde hekim değerlendirmesi ile cihaz uygulaması arasında teknik planlama basamakları bulunur. Tedavinin kaç seans süreceği kanser türüne, amaca ve kullanılan yönteme göre değişir.

Yataklı servis ve destek birimleri

Onkoloji hastalarının tamamının yatması gerekmez. Yatış, tedavinin niteliği, hastanın genel durumu, enfeksiyon, sıvı kaybı, ağrı kontrolü, beslenme sorunu veya başka tıbbi gereksinimler nedeniyle gerekli olabilir. Destek tedavisinde enfeksiyon hastalıkları, algoloji, palyatif bakım, beslenme ve diyetetik, psikoloji veya psikiyatri, fizik tedavi ve sosyal hizmet gibi birimler de sürece katılabilir.

Patoloji ve görüntüleme neden onkolojinin merkezindedir?

Kanser tedavisinde aynı organdan çıkan iki tümör her zaman aynı şekilde davranmaz. Patoloji, tümörün hücresel tipini ve bazı durumlarda tedavi seçimini etkileyen biyolojik özellikleri ortaya koyar. Radyoloji ve nükleer tıp ise tümörün yerini, boyutunu, çevre dokularla ilişkisini ve başka bölgelere yayılım olasılığını değerlendirmede kullanılır. Bu bilgiler olmadan yalnızca “kanser” kelimesine bakarak doğru tedavi seçilemez.

Bazı hastalarda ek moleküler veya genetik testler de gündeme gelebilir. Bu testlerin her kanser türünde ve her hastada gerekli olduğu söylenemez. Test seçimi, tanıya ve tedavi kararını gerçekten değiştirip değiştirmeyeceğine göre yapılır. Dolayısıyla internette görülen geniş test listeleri, kişisel tedavi planının yerine geçmez.

Hangi onkoloji bölümüne randevu alınmalı?

Elinde patolojiyle doğrulanmış erişkin bir solid tümör tanısı bulunan ve ilaç tedavisi değerlendirmesi gereken hastalar çoğunlukla tıbbi onkolojiye yönlendirilir. Radyoterapi gereksinimi bulunan hastalar radyasyon onkolojisine, ameliyat değerlendirmesi gereken hastalar ise tümörün bulunduğu organa uygun cerrahi branşa başvurur. Çocukluk çağı kanserlerinde başvuru çocuk hematolojisi ve onkolojisi üzerinden yürütülür.

Tanı henüz kesin değilse doğru ilk adres bulgunun kaynağına göre değişebilir. Örneğin memede kitle, akciğerde şüpheli lezyon veya bağırsakla ilişkili bir bulgu aynı poliklinik yolunu izlemez. Hastanenin randevu sistemi ve sevk düzeni de kurumdan kuruma farklılaşabilir. Bu nedenle mevcut raporlarla birlikte hastanenin ilgili biriminden yönlendirme almak, yalnızca “onkoloji” adıyla randevu aramaktan daha doğru olabilir.

Onkoloji takibinde neden birden fazla uzman görülür?

Kanser tedavisi zaman içinde değişen bir süreçtir. Bir hasta önce ameliyat olabilir, daha sonra sistemik tedavi alabilir, ardından radyoterapiye geçebilir veya bu yöntemlerin sırası hastalığa göre farklı kurulabilir. Tedavi sırasında muayene, laboratuvar testleri ve uygun görüntülemelerle hastalığın yanıtı ile yan etkiler izlenir. Tedavi bittikten sonraki takip planı ise kanserin türüne, evresine, uygulanan tedavilere ve kişinin klinik durumuna göre değişir. Her hastaya aynı testlerin aynı aralıklarla yapılması gerekmez.

Bu nedenle onkoloji, tek hekimin bütün işlemleri yaptığı bir bölüm olarak değil, ortak karar üreten bir bakım ağı olarak düşünülmelidir. Hastane organizasyonu ne kadar karmaşık görünürse görünsün temel amaç aynıdır: tanıyı doğru tanımlamak, hastalığın yayılımını belirlemek, tedavi seçeneklerini uygun sıraya koymak ve hastayı tedavi boyunca güvenli biçimde izlemek.