İçeriğe geç

Türkçe karakter kullanmasanız da sonuçlar bulunur (ör. "sac ekimi").

Tetkik ve Muayene Biyopsi ve Patoloji

Biyopsi Nedir? Örnek Alma ve Patolojiye Gönderim Süreci

Biyopsi, hastalık açısından incelenmek üzere doku veya hücre örneği alınmasıdır. Örnek uygun yöntemle alınır, korunarak patoloji laboratuvarına gönderilir ve gerekli hazırlıkların ardından patolog tarafından değerlendirilir.

Sağlık Endeksi Editör Ekibi Güncelleme: 8 dk okuma

Biyopsi Nedir? Örnek Alma ve Patolojiye Gönderim Süreci
Bu yazıda
  1. Biyopsi nedir ve neden istenir?
  2. Biyopsi nasıl alınır?
  3. Biyopsi türü nasıl seçilir?
  4. Biyopsi nasıl yapılır?
  5. Biyopsi öncesinde hangi hazırlıklar gerekir?
  6. Biyopsi sırasında ve sonrasında ne hissedilir?
  7. Patolojiye gönderim sürecinde ne olur?
  8. Biyopsi sonucunda hangi bilgiler yer alabilir?
  9. Biyopsinin riskleri nelerdir?
  10. Biyopsi sonucu tek başına nasıl yorumlanır?

Biyopsi, vücuttaki bir doku veya hücre örneğinin hastalık açısından incelenmek üzere alınmasıdır. Alınan materyal patoloji laboratuvarında hazırlanır ve patolog tarafından mikroskop altında değerlendirilir. Biyopsi yalnızca kanser araştırmak için yapılmaz. Enfeksiyon, iltihabi hastalıklar, bazı cilt hastalıkları, organ hasarı veya görüntülemede açıklanamayan bir bulgunun nedenini araştırmak için de kullanılabilir. Kanser şüphesinde ise görüntüleme ve kan testlerinin sağlayamadığı hücresel ve dokusal bilgiyi verebilir. Ulusal Kanser Enstitüsü, birçok kanserde kesin tanının konulabilmesi için şüpheli dokudan örnek alınmasının gerekli olabildiğini belirtir.

Biyopsi nedir ve neden istenir?

Bir görüntüleme tetkikinde kitle görülmesi, ciltte açıklanamayan bir lezyon bulunması veya bir organda hastalık düşündüren değişikliklerin saptanması biyopsi kararına yol açabilir. Amaç, şüpheli alanın yalnızca görüntüsünü değil gerçek hücre veya doku yapısını incelemektir. Bu nedenle biyopsi sonucunda iyi huylu bir değişiklik, iltihap, enfeksiyonla uyumlu bulgu, kanser öncüsü değişiklik ya da kötü huylu tümör gibi farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Biyopsi istemi tek başına kanser olduğu anlamına gelmez. Hekim, önceki muayene ve tetkiklerin oluşturduğu şüpheyi açıklığa kavuşturmak için doku örneğine ihtiyaç duyabilir. Bazı durumlarda biyopsi tanıyı doğrular. Bazılarında hastalığın tipini, tümörün özelliklerini veya sonraki testlerde hangi belirteçlerin araştırılması gerektiğini belirlemeye yardımcı olur.

Biyopsi nasıl alınır?

Biyopsi nasıl alınır? sorusunun tek bir cevabı yoktur. Yöntem, örnek alınacak bölgenin konumuna, şüpheli alanın büyüklüğüne, hangi miktarda doku gerektiğine ve işlemin güvenli biçimde nasıl yapılabileceğine göre seçilir. Yüzeydeki bir cilt lezyonundan küçük bir parça alınabilirken akciğer, karaciğer veya böbrek gibi derindeki organlarda iğne ve görüntüleme rehberliği gerekebilir. Mide veya bağırsak gibi iç yüzeylerden ise endoskop sırasında örnek alınabilir.

YöntemÖrnek alma biçimiSık kullanıldığı durum
İnce iğne aspirasyonuİnce iğneyle hücre veya sıvı örneği çekilir.Uygun nodül veya kitlelerden hücresel örnek gerektiğinde
Kalın iğne biyopsisiİçi boş bir iğneyle doku parçaları alınır.Doku mimarisinin korunarak incelenmesi gerektiğinde
Endoskopik biyopsiEndoskop içinden geçirilen araçla küçük doku parçaları alınır.Sindirim sistemi veya solunum yollarındaki erişilebilir alanlarda
Punch veya yüzey biyopsisiCilt ya da yüzeyel dokudan küçük bir parça çıkarılır.Cilt ve bazı yüzeyel lezyonlarda
İnsizyonel biyopsiŞüpheli alanın yalnızca bir bölümü çıkarılır.Tüm alanın tek işlemde çıkarılmasının uygun olmadığı durumlarda
Eksizyonel biyopsiŞüpheli alanın tamamı çıkarılır.Boyut ve yerleşimin buna uygun olduğu lezyonlarda

Derin yerleşimli bir hedefe iğneyle ulaşılacaksa ultrason, mamografi, bilgisayarlı tomografi veya başka bir görüntüleme yöntemi kullanılabilir. Görüntüleme rehberliği iğnenin hedefe yönlendirilmesini ve çevredeki yapıların izlenmesini sağlar. Her biyopsi görüntüleme gerektirmez. Ciltte görülen bir lezyon veya endoskopla doğrudan görülen bir alan farklı şekilde örneklenebilir.

Biyopsi iğnesiyle alınmış küçük doku örneğinin kapaklı numune kabına yerleştirildiği ve arka planda patoloji hazırlık tezgahının bulunduğu sade klinik sahne

Biyopsi türü nasıl seçilir?

Yöntem seçimi yalnızca lezyona ulaşmanın kolaylığına göre yapılmaz. Patolojinin hangi soruya cevap vermesi gerektiği de önemlidir. İnce iğne aspirasyonu daha çok hücresel materyal sağlar. Kalın iğne biyopsisinde ise doku parçaları elde edildiği için hücrelerin birbirleriyle ve çevre dokuyla ilişkisi daha iyi korunabilir. Bu fark, bazı hastalıklarda yalnızca hücre görünümünün yeterli olması ancak bazılarında doku mimarisinin de değerlendirilmesi gerekmesi nedeniyle önem taşır.

Lezyon çok küçükse veya bulunduğu yerde tamamen çıkarılması hem tanı hem tedavi açısından uygun görülüyorsa eksizyonel biyopsi tercih edilebilir. Büyük bir kitlede ya da tamamını çıkarmanın daha kapsamlı bir ameliyat gerektirdiği durumda önce bir bölümünden örnek almak daha uygun olabilir. Derin yerleşimli odaklarda hedefe güvenli bir yol oluşturmak da seçimi etkiler. Bu nedenle aynı organdaki iki hastaya bile farklı biyopsi yöntemleri önerilebilir.

Birden fazla parça alınması da tek başına işlemin gereksiz yere uzatıldığı anlamına gelmez. Şüpheli alanın farklı kısımlarından alınan örnekler hedef dokunun yakalanma olasılığını artırabilir ve patologun daha fazla materyal değerlendirmesine olanak verebilir. Kaç örnek alınacağı lezyonun türüne, kullanılacak tekniğe ve işlem sırasında elde edilen materyalin yeterliliğine göre değişir.

Biyopsi nasıl yapılır?

İşlem planı biyopsi türüne göre değişse de temel akış benzerdir. Önce doğru hedef ve uygun örnekleme yöntemi belirlenir. Ardından işlem bölgesi hazırlanır, gereken ağrı kontrolü sağlanır, yeterli örnek alınır ve kanama gibi erken sorunlar açısından kontrol yapılır. Alınan materyalin doğru kaba yerleştirilmesi ve doğru klinik bilgilerle patolojiye ulaştırılması işlemin tanısal değerinin bir parçasıdır.

  1. Hazırlık yapılır: Hekim kullanılan ilaçları, kanama riskini etkileyebilecek durumları, alerjileri ve işlemin türüne göre gerekli diğer bilgileri değerlendirir. Sedasyon veya genel anestezi planlanıyorsa açlık gibi ek hazırlıklar gerekebilir.
  2. Hedef belirlenir: Yüzeydeki lezyon doğrudan görülerek örneklenebilir. Derindeki bir hedef için ultrason veya bilgisayarlı tomografi gibi bir yöntemle konum doğrulanabilir.
  3. Ağrı kontrolü sağlanır: Küçük işlemlerde lokal anestezi yeterli olabilir. Daha kapsamlı girişimlerde sedasyon veya genel anestezi kullanılabilir.
  4. Örnek alınır: Seçilen tekniğe göre iğne, endoskopik araç veya cerrahi yöntem kullanılır. Bazen tanı için birden fazla doku parçası alınması gerekir.
  5. İşlem bölgesi kontrol edilir: Bası, pansuman veya gerekiyorsa dikiş uygulanabilir. Kullanılan yöntem ve örnek alınan organa göre kısa süreli gözlem gerekebilir.
  6. Örnek patolojiye gönderilir: Doku uygun biçimde korunur, örneğin nereden ve nasıl alındığı bilgisiyle laboratuvara iletilir.

Biyopsi öncesinde hangi hazırlıklar gerekir?

Hazırlık, her biyopsi için aynı değildir. Yüzeyel bir cilt biyopsisinde çok az hazırlık gerekirken sedasyon kullanılan veya iç organdan örnek alınan bir işlemde açlık ve ek değerlendirmeler istenebilir. Özellikle kan sulandırıcılar ve kanama riskini etkileyebilecek diğer ilaçlar hekime bildirilmelidir. İlaçları kendi kararıyla kesmek doğru değildir. İşlemi yapan ekip hangi ilacın devam edeceğini veya geçici olarak değiştirilip değiştirilmeyeceğini hastanın durumuna göre belirler.

Görüntüleme eşliğinde yapılan biyopsiler için hazırlık önerileri işlemin yerine ve kullanılan yönteme göre değişir. Amerikan Radyoloji Koleji ve Kuzey Amerika Radyoloji Derneği, iğne biyopsilerinde kullanılan ilaçların, özellikle kan sulandırıcıların, alerjilerin ve mevcut hastalıkların işlem öncesinde ekiple paylaşılmasını önerir. Sedasyon planlanıyorsa işlem sonrasında araç kullanılamaması gibi ek düzenlemeler de gerekebilir.

Biyopsi sırasında ve sonrasında ne hissedilir?

Ağrı deneyimi biyopsinin türüne göre değişir. Lokal anestezi kullanılan işlemlerde anestezik ilaç verilirken kısa süreli yanma veya batma hissi olabilir. Bölge uyuştuktan sonra keskin ağrı yerine basınç, çekilme ya da dokunma hissi tarif edilebilir. Sedasyon uygulanan işlemlerde kişi daha gevşek ve uykulu olabilir. Genel anestezi ise daha kapsamlı girişimlerde kullanılabilir. Hangi yöntemin gerekli olduğu işlem bölgesi ve planlanan girişimin kapsamına göre belirlenir.

İşlem sonrasında küçük iğne biyopsilerinde çoğu kişi kısa bir gözlemden sonra günlük yaşamına dönebilir ancak bu her biyopsi için geçerli değildir. Sedasyon alan kişilerin araç kullanmaması ve eve dönüş için refakat düzenlemesi yapması gerekebilir. Cerrahi biyopsilerde yara bakımı, dikişler ve fiziksel aktiviteyle ilgili daha ayrıntılı talimatlar verilebilir. İç organ biyopsilerinde ise kanama veya organa özgü komplikasyonları izlemek için daha uzun gözlem gerekebilir. Taburculuk talimatı kullanılan tekniğe göre esas alınmalıdır.

Patolojiye gönderim sürecinde ne olur?

Biyopsinin tanısal başarısı yalnızca dokunun alınmasına bağlı değildir. Örneğin doğru hastaya ait olduğunun, hangi anatomik bölgeden alındığının ve hangi işlemle elde edildiğinin laboratuvarda açık biçimde eşleşmesi gerekir. Patoloji laboratuvarı örneği teslim aldıktan sonra kayıt altına alır ve örneğin türüne göre işleme planını belirler. Rutin doku örneklerinin önemli bir bölümünde dokuyu korumak için fiksasyon uygulanır. En sık kullanılan yaklaşım formalinle fiksasyondur ancak her örnek aynı koşulda işlenmez. Planlanan özel testler farklı taşıma veya koruma yöntemleri gerektirebilir.

Rutin histolojik incelemede doku işlendikten sonra parafin içine gömülerek katı bir blok haline getirilir. Bu bloktan çok ince kesitler hazırlanır, kesitler cam lam üzerine alınır ve hücre yapılarını görünür hale getiren boyalarla boyanır. Patolog daha sonra bu kesitleri mikroskop altında inceler. Ulusal Kanser Enstitüsü, kalıcı doku kesitlerinin genellikle fiksasyon, parafin içine gömme, ince kesit hazırlama ve boyama aşamalarından geçtiğini açıklar.

Patolog yalnız mikroskoba mı bakar?

Mikroskopik inceleme temel aşamadır ancak her vakada tek başına yeterli olmayabilir. Patolog, doku görünümünü örneğin alındığı bölge ve klinik bilgilerle birlikte değerlendirir. Gerektiğinde ek boyalar, immünohistokimyasal incelemeler veya moleküler testler istenebilir. Bu ek çalışmalar tanının alt tipini belirlemeye, belirli hücresel özellikleri göstermeye veya tedavi açısından anlamlı olabilecek biyolojik özellikleri araştırmaya yardımcı olabilir.

Bu nedenle biyopsi raporunun çıkış süresi yalnızca mikroskoba bakma süresinden ibaret değildir. Küçük ve rutin bir örnek daha hızlı tamamlanabilirken büyük cerrahi materyal, kemik gibi özel işlem gerektiren dokular veya ek test istenen vakalar daha uzun sürebilir. Ameliyat sırasında hızlı karar gereken bazı durumlarda dondurulmuş kesit yöntemi kullanılabilir. Bu yöntem hız sağlar ancak rutin kalıcı kesit incelemesinin yerini her durumda almaz.

Biyopsi sonucunda hangi bilgiler yer alabilir?

Patoloji raporunun içeriği örnek türüne ve araştırılan hastalığa göre değişir. Raporda örneğin hangi bölgeden geldiği, makroskopik özellikleri, mikroskopik bulguları ve patologun tanısal değerlendirmesi bulunabilir. Tümör saptanan bazı örneklerde tümör tipi, derece, cerrahi sınırlar veya ilgili biyobelirteç sonuçları gibi ek bilgiler de raporlanabilir. Bu başlıkların hepsi her biyopside bulunmaz.

Bir raporda "yetersiz örnek", "tanısal değil" veya ek inceleme gerektiren benzer bir ifade bulunması biyopsinin mutlaka hatalı yapıldığı anlamına gelmez. Lezyonun yapısı, alınan materyalin miktarı, örnekte hedef dokunun bulunmaması veya bazı hücresel değişikliklerin kesin sınıflandırma için yetersiz kalması yeniden örnekleme gerektirebilir. Böyle bir durumda karar, patoloji sonucu ile görüntüleme ve klinik bulguların birlikte değerlendirilmesiyle verilir.

Biyopsinin riskleri nelerdir?

Biyopsinin risk profili örnek alınan organa ve kullanılan tekniğe bağlıdır. İğne giriş yerinde ağrı, hassasiyet, morarma veya küçük miktarda kanama görülebilir. Enfeksiyon daha seyrek görülen ancak izlenmesi gereken bir komplikasyondur. Akciğer, karaciğer, böbrek gibi iç organ biyopsilerinde organa özgü ek riskler bulunabilir. Bu nedenle "biyopsi riskli midir?" sorusu biyopsinin türü bilinmeden tek bir oranla cevaplanamaz.

İşlem sonrasında giderek artan ağrı, durmayan veya belirgin kanama, ateş, giriş yerinde artan kızarıklık ve akıntı gibi belirtiler olduğunda sağlık ekibinin verdiği başvuru talimatları izlenmelidir. İç organ biyopsilerinde ekip farklı alarm belirtileri de tarif edebilir. İşlemden önce risklerin ve sonrasında hangi belirtilerin acil değerlendirme gerektirdiğinin öğrenilmesi bu nedenle önemlidir.

Biyopsi sonucu tek başına nasıl yorumlanır?

Patoloji sonucu güçlü bir tanısal veridir ancak klinik bağlamdan ayrı okunmamalıdır. Raporda iyi huylu bir bulgu yazması her zaman görüntülemedeki şüpheli alanla tam uyum olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde küçük bir biyopsi örneği daha geniş bir lezyonun yalnızca bir bölümünü temsil edebilir. Hekim, patoloji sonucunu muayene bulguları, görüntüleme ve diğer testlerle karşılaştırır. Sonuçlar birbiriyle uyumsuzsa ek örnekleme, farklı bir biyopsi tekniği veya başka testler gündeme gelebilir.

Biyopsi sürecinin temel amacı yalnızca "örnek almak" değildir. Doğru bölgeden yeterli materyalin alınması, örneğin özelliklerine uygun biçimde korunması, patolojiye doğru bilgilerle ulaştırılması ve bulgunun klinik tabloyla birlikte değerlendirilmesi aynı zincirin parçalarıdır. Hastanın kendi süreci için en yararlı sorular; hangi biyopsi yönteminin neden seçildiği, işlem öncesinde ilaç veya açlık düzenlemesi gerekip gerekmediği, örneğin hangi incelemelere gönderileceği ve rapor sonrasında nasıl bir değerlendirme planlandığıdır.