Tetkik ve Muayene Fonksiyon Testleri
EEG Nedir? Elektrot Yerleştirme ve Kayıt Süreci
EEG, beynin elektriksel aktivitesini saçlı deriye yerleştirilen elektrotlarla kaydeden bir incelemedir. Yazıda elektrot yerleştirme, kayıt aşamaları, EEG süresi, hazırlık ve sonuçların değerlendirilmesi açıklanır.
Sağlık Endeksi Editör Ekibi Güncelleme: 8 dk okuma
Bu yazıda
- EEG hangi durumlarda istenir?
- Elektrotlar başa nasıl yerleştirilir?
- EEG kaydı nasıl yapılır?
- EEG çekimi ne kadar sürer?
- EEG öncesinde nasıl hazırlanılır?
- EEG sırasında ne hissedilir?
- EEG sonucu neyi gösterir?
- EEG ile MR arasındaki fark nedir?
- Çocuklarda EEG süreci değişir mi?
- Kayıt kalitesini neler etkiler?
- Randevu bittikten sonra ne olur?
EEG, beynin elektriksel aktivitesini saçlı deri üzerine yerleştirilen elektrotlarla kaydeden nörofizyolojik bir incelemedir. Günlük dilde “EEG çekimi” denilse de işlem bir görüntüleme yöntemi değildir. Röntgen ışını ya da başka bir iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmaz. Elektrotlar beyne elektrik vermez, yalnızca saçlı deride oluşan çok küçük elektriksel potansiyel farklarını algılar ve kayıt cihazına iletir.
Kayıt sırasında elde edilen dalga örüntüleri, kişinin uyanıklık durumu, uyku, gözlerin açılıp kapanması ve bazı uyarıcı işlemlerle birlikte değerlendirilir. EEG özellikle epileptik nöbet şüphesinde tanıyı desteklemek ve nöbet tipine ilişkin bilgi sağlamak için kullanılır. Bununla birlikte tek başına EEG sonucu, bir kişinin epilepsisi olup olmadığını kesin biçimde belirleyen bağımsız bir test değildir.
EEG hangi durumlarda istenir?
EEG en sık nöbet benzeri olayların değerlendirilmesinde kullanılır. Hekim, bir olayın epileptik nöbetle uyumlu olup olmadığını araştırırken öykü, muayene ve gerekirse diğer testlerle birlikte EEG bulgularını değerlendirir. Bazı hastalarda EEG, epilepsi tipinin veya nöbetlerin hangi beyin bölgeleriyle ilişkili olabileceğinin anlaşılmasına da katkı sağlar.
EEG yalnızca epilepsi için kullanılmaz. Bilinç değişikliği, bazı uyku sorunları, ensefalopati olarak adlandırılan yaygın beyin işlev bozuklukları veya belirli yoğun bakım durumlarında da klinik soruya göre EEG istenebilir. Hangi EEG türünün seçileceği, araştırılan soruya bağlıdır. Kısa rutin kayıt yeterli olabileceği gibi uyku EEG’si, uykusuzluk sonrası EEG, ayaktan uzun süreli EEG veya video eşliğinde daha uzun kayıt gerekebilir.
Elektrotlar başa nasıl yerleştirilir?
İşlemin başında baş çevresi ve belirli anatomik noktalar ölçülür. Amaç elektrotları rastgele değil, kafa yüzeyinde tanımlanmış konumlara yerleştirmektir. Klinik EEG’de yaygın kullanılan standart yaklaşım 10-20 elektrot yerleşim sistemidir. American Clinical Neurophysiology Society, standart saçlı deri EEG kaydında elektrot konumlarının ölçülerek belirlenmesini ve yeterli sayıda elektrot kullanılmasını teknik kayıt kalitesinin temel parçalarından biri olarak tanımlar.
Elektrotlar genellikle küçük metal diskler biçimindedir. Saçlı deride elektrodun geleceği alan hafifçe temizlenir, ardından iletken pasta veya uygun bir yapıştırıcıyla elektrot sabitlenir. Elektrotların kabloları kayıt sistemine bağlanır. Bazı kayıtlarda kalp ritmini, göz hareketlerini veya kas hareketlerini izlemek için ek sensörler de kullanılabilir. Bu ek kanallar, EEG dalgalarıyla karışabilecek hareketleri ve başka biyolojik sinyalleri ayırt etmeyi kolaylaştırır.

Saçlı deri neden hazırlanır?
Elektrodun saçlı deriyle iyi temas etmesi, zayıf temasın oluşturabileceği paraziti azaltır. Bu nedenle küçük alanlarda cilt yüzeyi nazikçe temizlenebilir veya hafifçe ovalanabilir. İşlem genellikle ağrılı değildir ancak hassas ciltte kısa süreli rahatsızlık ya da kızarıklık olabilir. Elektrotların iyi temas etmemesi, gerçek beyin aktivitesine benzeyen veya kaydı örten teknik bozulmalar oluşturabilir.
EEG kaydı nasıl yapılır?
- Hasta genellikle rahat bir koltuğa oturur veya muayene yatağına uzanır.
- Baş ölçülür ve elektrot konumları işaretlenir.
- Saçlı deri hazırlanır ve elektrotlar iletken maddeyle sabitlenir.
- Kablolar kayıt cihazına bağlanır ve elektrot temasları kontrol edilir.
- Dinlenme halinde kayıt alınırken hastadan mümkün olduğunca hareketsiz kalması istenir.
- Gerekli görülürse göz açma kapama, derin ve hızlı nefes alma veya yanıp sönen ışığa bakma gibi işlemler uygulanır.
EEG cihazı kaydı büyütür ve farklı elektrotlar arasındaki elektriksel farkları kanallar halinde gösterir. Kayıt sırasında teknisyen veya klinik nörofizyoloji ekibi sinyal kalitesini izler. Baş, yüz ve çene kaslarının hareketi, göz kırpma, terleme veya kabloların oynaması kayıtta artefakt adı verilen istenmeyen sinyaller oluşturabildiği için hastanın rahat ve mümkün olduğunca sakin olması önemlidir.
Uyarıcı işlemler neden yapılır?
Rutin EEG sırasında bazı kişilerden birkaç dakika derin ve hızlı nefes alması istenebilir. Buna hiperventilasyon denir. Bazı kayıtlarda farklı hızlarda yanıp sönen ışık kullanılarak fotik uyarım yapılır. Bu yöntemler belirli EEG değişikliklerinin ortaya çıkma olasılığını artırabilir. Ancak herkes için uygun değildir. Epilepsi değerlendirmesine ilişkin NICE rehberi, bu uyarıcı işlemlerin olası yarar ve risklerinin kişiyle paylaşılmasını ve uygun olduğunda kayıt planına dahil edilmesini önerir.
EEG çekimi ne kadar sürer?
Rutin EEG’de asıl beyin aktivitesi kaydı çoğu merkezde yaklaşık 20 ile 40 dakika sürer. Fakat randevunun toplam süresi bundan daha uzundur çünkü başın ölçülmesi, saçlı derinin hazırlanması, elektrotların yerleştirilmesi, bağlantıların kontrol edilmesi ve işlem sonunda elektrotların çıkarılması da zaman alır. Oxford University Hospitals, rutin EEG kaydının yaklaşık 20 ile 40 dakika sürebildiğini belirtir. Hazırlık ve elektrotların çıkarılması bu kayıt süresine eklenir.
“EEG çekimi ne kadar sürer?” sorusunun tek bir sabit cevabı olmamasının nedeni budur. Uykunun kayda alınması isteniyorsa kayıt uzayabilir. Uykusuzluk sonrası EEG için hastanın önceden belirli bir süre daha az uyuması istenebilir. Ayaktan EEG’de kişi taşınabilir kayıt cihazıyla günlük yaşamına devam eder ve kayıt saatlerce, klinik soruya göre bir veya daha fazla gün sürebilir. Video EEG izlemi ise nöbet benzeri olayın kaydedilmesini hedeflediğinde hastanede daha uzun süreli takip gerektirebilir.
| EEG türü | Kayıt yaklaşımı | Süre açısından ne beklenir? |
|---|---|---|
| Rutin EEG | Uyanıklıkta temel kayıt ve gerekirse uyarıcı işlemler | Asıl kayıt çoğunlukla 20 ile 40 dakika sürer, hazırlıkla birlikte randevu daha uzundur. |
| Uyku EEG’si | Uyku evrelerini de içeren kayıt | Uykuya geçiş için ek zaman gerektiğinden rutin kayıttan daha uzun planlanabilir. |
| Uykusuzluk sonrası EEG | Önceden azaltılmış uyku sonrası uyanıklık ve uyku kaydı | Hazırlık evde başlar, randevu süresi uyku elde edilmesine göre değişebilir. |
| Ayaktan EEG | Taşınabilir cihazla günlük yaşam sırasında uzun kayıt | Klinik soruya göre saatlerce veya birden fazla gün sürebilir. |
| Video EEG | EEG ile eş zamanlı görüntü kaydı | Belirti veya nöbet benzeri olayın yakalanması hedefleniyorsa hastanede günlere uzayan takip gerekebilir. |
Bu süreler randevu planlamak için yaklaşık çerçevedir. Aynı test adı altında bile merkezin teknik protokolü, hastanın yaşı, uyku gereksinimi ve kaydın klinik amacı süreyi değiştirebilir. Özellikle uzun süreli kayıtlarda amaç yalnızca daha fazla dakika toplamak değil, aranan olayın veya uyku evresinin kayda girme olasılığını artırmaktır.
Kayıt süresi ile raporun hazırlanma süresi birbirinden farklıdır. EEG tamamlandıktan sonra kayıt, teknik bozulmalar ve kişinin davranış durumu da dikkate alınarak uzman tarafından gözden geçirilir. Bu nedenle elektrotların çıkarılması işlemin bittiği anlamına gelir ancak tıbbi yorumun aynı anda tamamlandığı anlamına gelmez.
EEG öncesinde nasıl hazırlanılır?
Standart bir EEG için en önemli hazırlıklardan biri saçın temiz ve kuru olmasıdır. Saç jölesi, sprey, yağ, köpük veya benzeri ürünler elektrot temasını zorlaştırabilir. Saçın işlem günü ürün kullanılmadan bırakılması kayıt hazırlığını kolaylaştırır. Çoğu rutin EEG öncesinde normal şekilde yemek yenebilir ve sıvı alınabilir. Bununla birlikte randevu birimi farklı bir hazırlık verdiyse o talimat önceliklidir.
- Saçı temiz ve kuru bırakın, şekillendirici ürün kullanmayın.
- İlaçlarınızı kendi kendinize kesmeyin veya dozunu değiştirmeyin.
- Uykusuzluk istenmişse yalnızca size verilen uyku talimatına uyun.
- Kullandığınız ilaçların güncel listesini yanınızda bulundurmak yararlı olabilir.
- Cilt yapıştırıcılarına veya benzeri maddelere karşı bilinen alerjiniz varsa işlem ekibine bildirin.
Özellikle nöbet değerlendirmesinde ilaçların kendi kendine kesilmesi güvenli değildir ve kaydın yorumunu da etkileyebilir. Hekim veya EEG birimi özel bir ilaç düzenlemesi istemediyse tedavi planında değişiklik yapılmamalıdır.
EEG sırasında ne hissedilir?
Elektrotların kendisi elektrik vermez ve EEG kaydı genel olarak ağrısızdır. En çok hissedilen bölüm, elektrot temasını iyileştirmek için saçlı derinin küçük alanlarda temizlenmesi veya hafifçe ovalanmasıdır. Yapıştırıcı madde saçta sertlik veya yapışkanlık hissi bırakabilir. İşlem bittikten sonra elektrotlar çıkarılır ve kalıntıların çoğu temizlenir, kalan madde evde saç yıkamayla uzaklaştırılabilir.
Hiperventilasyon sırasında kısa süreli baş dönmesi, ellerde veya ağız çevresinde karıncalanma oluşabilir. Yanıp sönen ışık ve hiperventilasyon bazı hassas kişilerde nöbeti tetikleyebileceği için bu işlemler gözetim altında uygulanır ve klinik duruma göre atlanabilir. Daha önce ışıkla tetiklenen nöbet, ciddi kalp veya akciğer hastalığı ya da başka önemli bir sağlık durumunuz varsa bunu kayıt başlamadan ekibe söylemek gerekir.
EEG sonucu neyi gösterir?
EEG raporu yalnızca “normal” veya “anormal” şeklinde tek bir sonuca indirgenmez. Uzman, temel ritimleri, sağ ve sol taraf arasındaki benzerliği, uyanıklık ve uykuya bağlı değişiklikleri, yavaşlama alanlarını ve epileptiform olarak adlandırılan sivri dalga ya da keskin dalga benzeri örüntüleri değerlendirir. Aynı zamanda hareket, göz kırpma ve kas aktivitesi gibi artefaktların gerçek beyin aktivitesinden ayrılması gerekir.
Bir EEG bulgusunun anlamı kişinin yaşı, uyanıklık durumu, kullandığı ilaçlar, klinik öyküsü ve testin neden istendiğiyle birlikte değerlendirilir. Bu nedenle cihazın oluşturduğu dalga çizgileri tek başına tanı değildir. Rapor, kaydı yorumlayan uzman tarafından klinik soruya göre hazırlanır ve hastayı takip eden hekim tarafından diğer bulgularla birleştirilir.
Normal EEG epilepsiyi dışlar mı?
Hayır. Rutin EEG kısa bir zaman aralığını örneklediği için epilepsisi olan bir kişide kayıt sırasında epileptiform değişiklik görülmeyebilir. NICE, normal rutin EEG’nin epilepsi tanısını dışlamak için kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtir. Klinik şüphe devam ediyorsa hekim, uykusuzluk sonrası EEG veya daha uzun süreli ayaktan EEG gibi ek kayıt yöntemlerini değerlendirebilir. Tersine anormal bir EEG bulgusu da tek başına tüm klinik tabloyu açıklamaz, sonuç her zaman öykü ve muayeneyle birlikte yorumlanır.
EEG ile MR arasındaki fark nedir?
EEG ve manyetik rezonans görüntüleme farklı sorulara yanıt verir. EEG, beynin elektriksel işlevini zaman içinde kaydeder ve saniyeler içindeki değişiklikleri gösterebilir. MR ise beyin dokusunun yapısal görüntülerini oluşturur. Bir kişide EEG anormal olup MR normal olabilir veya bunun tersi görülebilir. Nöbet değerlendirmesinde bu iki yöntem birbirinin yerine geçmez, klinik soruya göre birbirini tamamlayabilir.
Çocuklarda EEG süreci değişir mi?
Temel yöntem çocuklarda da aynıdır: baş ölçülür, elektrotlar saçlı deriye yerleştirilir ve elektriksel aktivite kaydedilir. Fark çoğunlukla hazırlık ve iş birliği sürecindedir. Küçük çocukların uzun süre hareketsiz kalması zor olabileceğinden kayıt sırasında oyuncak, kitap veya sakinleştirici dikkat dağıtıcılar kullanılabilir. Uyku kaydı isteniyorsa randevu saati çocuğun doğal uyku düzenine göre planlanabilir veya aileye önceden uyku talimatı verilebilir.
Çocuk korkuyorsa elektrotların iğne olmadığı ve başa elektrik verilmediği basit bir dille anlatılabilir. Uyku için ilaç gerekip gerekmediği kurumun uygulamasına ve çocuğun klinik durumuna bağlıdır. Böyle bir yöntem rutin olarak her çocukta uygulanmaz ve yalnızca sağlık ekibinin planlamasıyla yapılmalıdır.
Kayıt kalitesini neler etkiler?
EEG çok küçük elektriksel sinyalleri ölçtüğü için kayıt, çevresel ve biyolojik parazitlere açıktır. Bu nedenle teknisyenin yaptığı hazırlık kadar hastanın kayıt sırasındaki hareketleri de önemlidir. Sık göz kırpma, konuşma, çene sıkma, başı oynatma veya yoğun kasılma bazı kanallarda beyin dalgalarına benzeyen izler oluşturabilir.
- Elektrot ile saçlı deri arasındaki zayıf temas teknik parazit oluşturabilir.
- Saç ürünleri elektrotların sabitlenmesini ve iletken teması zorlaştırabilir.
- Kas hareketi ve konuşma özellikle ön ve yan kanallarda artefakt oluşturabilir.
- Uykuya geçiş EEG örüntülerini doğal olarak değiştirir ve bazı incelemelerde özellikle istenir.
- Kayıt sırasında gelişen olağan dışı hareket veya belirti zamanının not edilmesi yorum açısından önem taşıyabilir.
Randevu bittikten sonra ne olur?
Rutin EEG sonrasında elektrotlar çıkarılır, saçlı deri temizlenir ve kişi genellikle günlük yaşamına dönebilir. Uykusuzluk sonrası EEG uygulanmışsa yorgunluk nedeniyle araç kullanmama gibi ek güvenlik önerileri verilebilir, bu nedenle merkezin randevu öncesi talimatı önemlidir. EEG sonucu çoğu zaman kayıt biter bitmez hastaya söylenmez çünkü tüm kayıt uzman tarafından ayrıntılı biçimde incelenir ve raporlanır.
Randevuya gelmeden önce hangi EEG türünün planlandığını, uykusuzluk gerekip gerekmediğini ve ilaçlarla ilgili özel bir talimat bulunup bulunmadığını netleştirmek hazırlığı kolaylaştırır. Rutin kayıt ile uzun süreli veya uykulu EEG aynı işlem değildir, süre ve hazırlık farkının büyük kısmı bu ayrımdan kaynaklanır.